Gelişmiş Arama
Son Haberler
Kamu-Sen, “zina yaptığı iddiasıyla İran rejimi tarafından 99... devamını oku
03.09.2010
İngiliz "Old Bailey" Ağır Ceza Mahkemesinde, Kıbrıslı Türk... devamını oku
03.09.2010
Toplumcu Demokrasi Partisi (TDP) Genel Başkanı Mehmet Çakıcı,... devamını oku
03.09.2010
Kıbrıslı Türk işadamı Asil Nadir yarın Londra'da "Old Bailey"... devamını oku
02.09.2010
Başbakan İrsen Küçük, hükümet kurma... devamını oku
02.09.2010
Sponsor Bağlantılar
Reklam

SERDAR DENKTAŞ, ALİTHİA GAZETESİNE KONUŞTU

Demokrat Parti (DP) Genel Başkanı Serdar Denktaş, ALİTHİA gazetesine Kıbrıs sorununda yaşanan gelişmelere değindi. Serdar Denktaş; Katerina İliadi imzalı haberde, BM Genel Sekreteri Ban Ki-Moon’un Kıbrıs ziyaretinin sonuçlarının ne olduğuna dair soruya karşılık, ziyaretin Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat’ın adaylığına destek verilmesi amacıyla gerçekleştirildiğini; gelişme aşamasındaki müzakerelerle ilgili olarak ortaya bir şey çıkmadığını söyledi.
Denktaş, günün sonunda, bunun sadece bir ziyaret olduğunu, bundan hiç kimsenin en ufak bir şekilde yarar görmediğini kaydetti.

Genel Sekreter Ban’ın Cumhurbaşkanı Talat’ı Cumhurbaşkanlığı sarayında ziyaret etmesi yüzünden, KKTC’nin tanındığına inanıp inanmadığının sorulması üzerine ise Denktaş, Kıbrıs Rum tarafının söz konusu ziyaretle ilgili tepkilerinde gerçekten aşırıya kaçtığına inandığını söyledi. Bir önceki BM Genel Sekreteri Kofi Annan adaya geldiğinde, Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş’ı aynı ofiste ziyaret ettiğini ve yemeğin de aynı konutta gerçekleştirildiğini hatırlatan Serdar Denktaş, bu tarz ziyaretlerin siyasi tanınma teşkil etmediklerini belirtti. Kıbrıs Rum kesiminin, “kim gelir ve bizimle el sıkışırsa, bunun otomatik olarak bizim tanınmamız anlamına geldiğine inandığını” söyleyen Denktaş, bunun o anlama gelmediğini yineledi.

“LİDERLERİN ORTAK ZEMİN BULMASI SÖZ KONUSU DEĞİL”
DP Genel Başkanı Serdar Denktaş, müzakerelerde ilerleme yaşanıp yaşanmadığı konusunda ise, müzakerelerle ilgili notları okuduktan sonra, iki liderin çözüme ilişkin ortak zemin bulmalarının söz konusu olmadığının artık kendisi için daha net olduğunu ifade etti. 1960 yıllarındaki ayrılmadan bu yana çok şey değiştiğini, bugünkü en önemli sorununun mülkiyet olduğunu dile getiren Denktaş, mülkiyet probleminin 1963 yılında meydana geldiğini ve 47 yılın ardından zor durumlar şekillendiğini kaydetti.

Denktaş; liderlerin bundan dolayı ilk önce Mülkiyet ve Toprak konularında anlaşmaya varmaya çabalamalarını ve daha sonra Yönetim ve Güç Paylaşımı konusunda anlaşmaya çalışmaları gerektiğini ifade etti. Liderler, Yönetim ve Güç Paylaşımıyla ilgili her şeyde anlaşsa bile, mülklerle ilgili büyük sorununun var olmaya devam edeceğini kaydeden Denktaş, o halde liderlerin bütünlüklü bir mutabakata ulaşmalarının mümkün olmayacağını öne sürdü.

“KIBRISLI TÜRKLER MÜLKLERİNE GERİ DÖNMEK İSTEMİYOR”

Denktaş, Kıbrıslı Türklerin Güney’deki mülklerine geri dönmek istemediklerini ve Kıbrıslı Türklerin bu mülkleri takas etmeye hazır olduklarını ifade etti.
“Kıbrıslı Rumlara ve Kıbrıslı Türklere mülkleriyle ilgili olarak ne yapmak istedikleri neden sorulmasın?” şeklindeki bir soruya ise Denktaş şu yanıtı verdi:
“Sorulabilir ve cevapla ilgili olarak da endişelenmiyoruz. Annan Planı yüzünden sonucu önceden biliyoruz. Kıbrıslı Türkler ayrı yaşamaya karar verdiler ve unutmayınız ki 2004 yılında Kıbrıs Türk toplumunda büyük bir uzlaşma vardı. Örneğin Güzelyurt’ta yaşayan insanlar yer değiştirme konusunda uzlaşmışlardı.

İnsanların; hem Kıbrıslı Türkleri hem Kıbrıslı Rumları kastediyorum, uzun yıllardır bir yerde yaşadıklarının, hayatlarını ve evlerini kurduklarının, işleri olduğunun, kimilerinin ise kendi işletmelerini kurduğunun göz ardı edilmemesi lazım. Bir yandan Kıbrıslı Rumlar mülklerini geri istemeye devam ediyorlar, diğer bir taraftan da Kıbrıslı Türkler güvenli yaşam biçimini tercih ediyorlar. İşte bu yüzden Kıbrıslı Türkler mülklerini takas etmeye hazırdırlar.”

“ORAMS DAVASI FELAKET”
Orams davasının bir felaket meydana getirdiğini söyleyen Denktaş, Orams davasının sonuçlarının ardından “insanların ansızın her ne inşa ettilerse bunları kaybetme tehlikeleri olduğunun farkına vardıklarını” söyledi. “Kıbrıs sorununun bütünlüklü çözümü çerçevesinde, bazı formüller bulunamaz mı?” şeklindeki bir soruya karşılık ise Denktaş, “Kıbrıslı Rumların AİHM’deki başvurularıyla ne çeşit bir formül bulunacak? Böyle bir şey yoktur. Orams gibi herhangi bir dava Kıbrıs sorununa çözüm bulunmasına ilişkin sürecin düşmanıdır” dedi. “Şu halde, müzakerelerin geleceği nedir?” sorusuna ise Denktaş, “ben bu müzakerelerin geleceğini görmüyorum” dedi.

“Müzakerelerin seçimlerden önce veya sonra çökmesi” konusunda ise Denktaş, “seçimlerden sonra” ifadelerini kullandı ve seçimlerden önce herhangi bir şey yapılması için artık yeterli zaman olmadığını belirtti. DP Genel Başkanı Serdar Denktaş’ın, Kıbrıslı Türkler ile Kıbrıslı Rumların karışık yaşayabileceklerine inanmadığını yazan gazete, Denktaş’ın, Türkler ile Rumların; aralarındaki işbirliğinden ortaya çıkacak yararları anlamalarının “zaman meselesi” olduğunu savunduğunu kaydetti.

NİSAN’DAKİ SEÇİMLER… “KENDİ ADAYIMIZI BELİRYECEĞİZ”
Nisan ayında Kuzey Kıbrıs’ta gerçekleştirilecek olan Cumhurbaşkanlığı seçimleriyle ilgili olarak ise Serdar Denktaş, kendi adaylarını belirleyeceklerini söyledi. Turgay Avcı ile birlikte seçimlerde Eroğlu karşısında aday olarak seçimlere katılması muhtemel Tahsin Ertuğruloğlu’nu destekleyeceklerine dair söylentilerle ilgili olarak ise Denktaş, böyle bir ihtimal bulunmadığını dile getirdi. “Yani, UBP ve CTP dışında kalan partiler ortak bir aday mı arıyorlar? demek istediğim şu; İzcan, Avcı ve Çakıcı’yla bunu müzakere ediyor musunuz?” sorusuna karşılık ise Denktaş, özellikle ÖRP’yle bu tarz bir çaba harcandığını, TDP’nin  en nihayetinde ne yapacağını bilmediğini söyledi.

“ÇÖZÜM ANAHTARI RUMLAR”
Serdar Denktaş, gazeteye demecinde, “Türkiye’nin geçmişte olduğu kadar, bu kez seçim sonuçlarını o kadar çok etkilemeyeceğine inandığını” sözlerine ekledi. Kıbrıs sorununun çözümünün anahtarının Türkiye değil Kıbrıslı Rumlar olduğunu dile getiren Denktaş, bu adada Kıbrıslı Rumlarla birlikte yaşayacak olanın Türkiye değil, Kıbrıslı Türkler olduğunu ifade etti. Kıbrıslı Rumların; Türkiye’nin düşman değil hepimiz için fırsat olduğunu anlamaları için zaman gerektiğini söyleyen Denktaş, aynı şeyin Kıbrıslı Türkler için de geçerli olduğunu, Kıbrıslı Türklerin; “diğer tarafın” insanlarının düşman olmadığını anlamaları için de zaman gerektiğini dile getirdi.

“EN BÜYÜK SORUN İZOLASYON… TC KÖKENLİLER 50–60 BİN CİVARI”
DP Genel Başkanı Serdar Denktaş, Kıbrıs Türk tarafının karşı karşıya bulunduğu başlıca sorununun izolasyon olduğunu; bunun sadece ekonomik izolasyon değil, spor, kültür ve başka alanlarda var olduğunu da ifade etti. Kuzey’deki TC kökenlilerin sayısıyla ilgili olarak ise Denktaş şunları söyledi: “Vatandaşlık alanların sayısı 50–60 bin civarında olmalı. Kuzey Kıbrıs’ta yasal olarak yaşamını sürdüren ve işçi olan çok büyük miktarda Türkiye’den Türk olduğu gibi, burada yasa dışı olarak bulunanlar da var.”

“Yani, Yerleşiklerin sayısı Hristofyas’ın çözümden sonra adada kalmasını kabul ettiği civarında mı?” sorusuna ise Denktaş, “Evet, yaklaşık olarak. Ve bu görüşme dışıdır, çünkü Kıbrıs sorununa bir çözüm bulunursa, vatandaşlık alan bu 50–60 bin civarındaki insan; üzerinde hem fikir olunacak olan yeni devletin otomatik olarak vatandaşı olacaklar” dedi. (tak)
07.02.2010
Sponsor Bağlantılar